Hayır; Apple bir futbol takımı kurmadı. Ama en büyük rakibini kendi evinde yerle bir etti!
Samsung'un tabletlerinin evi olan Kore'de bile Apple iPad'in gerisinde kaldığı ortaya çıktı.
Korea Herald'a göre iPad, ülkede Kasım 2010 tarihinde çıktığından beri 1 milyon birim satış yaptı. Gazeteye göre Korelilerin çoğu iPad'i çıkmadan önce satın aldığından, toplam rakam 1 milyonun çok üzerinde olabilir. Samsung ise ülkedeki satış rakamları hakkında herhangi bir açıklama yapmıyor. iPad'in pazar payının yüzde 70-80'lerde izlediği Kore'deki Apple tabletlerin üçte ikisi, Wi-Fi modeli. Zira tüketiciler, herhangi bir veri planına bağlı kalmak istemiyorlar.
Bu haberin, akıllı ceplerde ve tabletlerde zirveye oynayan iki firmadan Apple'da memnuniyetle karşılanacağından şüphemiz yok
Geliştirdiği LCD monitörlerle oldukça yakından tanıdığımız ViewSonic, aynı zamanda çetin bir rekabetin yaşandığı tablet pazarındaki hamlelerini sürdürüyor. Pocket-lint'in güvendiği kaynağına dayandırdığı bilgilere göre, geri sayımın başladığı Mobil Dünya Kongresi'nde ViewSonic, ViewPad ailesine 7-inç ekranlı G70 modelini kazandıracak.
7.0-inç boyutunda ve 1024 x 600 piksel çözünürlüğünde dokunmatik ekran, 1GB RAM ve Android 4.0 Ice Cream Sandwich işletim sistemiyle geleceği öne sürülen ViewPad G70, hücresel ağ (3G) veya Wi-Fi özelliği aracılığıyla internete bağlanabilecek. Hem ön yüzünde hem arka yüzünde 2.0 megapiksel çözünürlüğünde kameranın komulandırıldığı belirtilen tablette 4 GB dahili flash bellek bulunuyor. Kapasite microSD kartlar yardımıyla yükseltilebiliyor.
Mini HDMI, microUSB ve miniUSB (?) gibi bağlantı seçeneklerini bünyesinde barıdıran ViewSonic ViewPad G70'in 350$ gibi bir fiyat etiketiyle satışa sunulacağı söylenenler arasında. Mobil Dünya Kongresi'nde gelişmeler yaşandıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
CES 2011 etkinliğinde Motorola’nın resmini çizdiği ‘geleceğin telefonları’ temasında, mobil aygıtların işletim sistemlerinin tam fonksiyonlu masaüstü versiyonlarına dönüşerek tüm gereksinimlere yanıt verebileceğinden söz edilmişti. Evet, bu tema artık gerçeğe dönüştü hem de çok daha kullanışlı biçimde. Genellikle OS alternatifi konusunda kısıtlanmaktan hoşlanmayanların tercih ettiği Ubuntu’nun tam masaüstü sürümü artık çift çekirdekli işlemciye sahip bir tablet ya da akıllı telefon üzerinden klavye ve monitör eklentisi yardımıyla kullanılabilecek.
Android yazılım tabanıyla uyumlu hale getirilen Ubuntu, yüklü olduğu mobil aygıt üzerinde Android dostuyla aynı anda çalışırken, veri ve servis paylaşımı da yapabilecek. Böylece akıllı telefonunuz çalışır vaziyette yanınızdayken aynı zamanda Ubuntu’nun sunduğu masaüstü bilgisayar yeteneğinden faydalanabileceksiniz. Bunların yanında Ubuntu TV, Windows aplikasyonunda çalışan sanallaştırma aygıtları, web tarayıcılarının masaüstü sürümleri ve ARM tabanlı sistemlere uygun çok sayıda Ubuntu uygulaması da kullanıma açık hale gelecek.
Ubuntu’nun full desktop sürümünü üzerinde çalıştıracak akıllı telefonun sahip olması gereken minimum sistem gereksinimlerinin neler olduğu henüz açıklanmadı fakat “multi-core” özellikli işlemci barındırması, Bluetooth, HDMI ve USB bağlantılarına sahip olması istendiği biliniyor. Ubuntu işletim sisteminin, Android üzerinde çalışan tam sürümünün tanıtımı önümüzdeki hafta Barselona’da düzenlenecek MWC 2012 etkinliğinde gerçekleştirilecek.
Twitter, Android ve iOS uygulamalarında güncellemeye gitti. Android tarafında yapılan güncellemede Android 4.0′a uygun birtakım düzenlemeler yapıldı, bunların arasında grafik tabanlı hızlandırma desteği de yer alıyor. iOS tarafındaki uygulamada ise daha iyi kopyala/yapıştır desteği, doğrudan mesajlaşma arayüzünün yeniden tasarlanması, yazı tipi ayarları gibi düzenlemeler bulunuyor.
Özellikle Android 4.0 optimizasyonunun yapılmasıyla birlikte Galaxy Nexus gibi cihazlarda Twitter uygulaması daha iyi performans sunar hâle geldi. Bu arada Twitter’ın yayınladığı bu son güncellemeyle birlikte Kindle Fire ve Nook Tablet gibi kendine has Android ROM’larıyla gelen cihazlar da desteklenir hâle geldi. Twitter’ın Android uygulaması Kindle Fire ve Nook Tablet’in uygulama mağazalarında da yerini alacaktır.
Cep telefonsuz kalma korkusu olan nomofobinin her geçen yıl özellikle gençler arasında büyük bir hızla yayılmaya devam ettiği yapılan araştırma sonucunda ortaya çıktı.
Cep telefonlarının günlük hayatımızda ne kadar önemli olduğunu artık herkes kabul ediyor. Saate bakmaktan tweet göndermeye kadar birçok farklı amaçla kullandığımız cep telefonları, evde unutulduğu taktirde sıkıntılı bir gün bekliyor demektir. Ancak artık telefon unutma durumu tıbbi bir isme kavuşarak bir fobi olarak değerlendiriliyor.
İngiliz araştırma firması SecurEnvoy tarafından 1000 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, telefon sahiplerinin üçte ikilik bir kısmının nomofobi hastası olduğunu belirledi. İngilizceki "No Mobile Phone" teriminden türetilen nomofobi adlı hastalık yüzünden çoğunluk, telefonu yanında olmamama korkusu olduğu gibi cep telefonunun kapalı ya da kapsama alanı dahilinde olmaması korkusu olarak da tanımlanıyor.
Geçtiğimiz yıla göre %13 artış gösteren nomofobi, kadınlar arasında daha yaygın. Kadınların %70'i nomofobiden muzdaripken bu oran erkeklerde %61'de kalıyor. 2008 yılında ise nomofobi erkekler arasında daha yaygındı. Ayrıca erkekler kadınlara göre %11 oranla daha fazla iki telefon taşımayı tercih ediyor.
Nomofobi, gençler arasında %77'lik bir oranla daha yaygın. Nomofobide birinci sırayı 25-34 yaş grubu alırken ikinci sırada ise 55 yaşının üzerindekiler bulunuyor.
Google aylar önce yayınlasa da, yeni Android sürümleri ceplerimize neden bu kadar geç geliyor?
Çoğumuz, Android güncelleştirmelerinin farklı cihazlara geç gelmesinin ana sebebinin firmaların kendilerine özel arayüzleri olduğunu düşünürüz. Fakat bir Motorola yöneticisine göre, gerçek sebep bu değil, donanımın kendisi.
PC Mag'dan Sascha Segan'ın Motorola Yardımcı Başkan'ı Christy Wyatt ile yaptığı röportajda Wyatt şunları söylüyor: "Google bir yazılım yaptığında ... ürettiği tüm telefonlar için yazılım versiyonlarını da üretir. Ekosistemin geri kalanı, onu siz görene kadar görmüyor. Bu işin en zor tarafı da donanım, farklı yonga setleri ve çeşitli ülkelerdeki değişik radyo bantları var. Motorola, müşterilerinin Android güncelleştirmelerini olabildiğince erken istediğini biliyor, fakat işlem çok karışık"
Wyatt'ın anlatmak istediği tam olarak şu: İlk olarak donanım desteği, ardından Motorola gibi üreticilerin özel arayüz yazılımı ve son olarak telefonların servis sağlayıcı firmalar tarafından yeniden onaylanması... İşte tüm bu adımlar uzun süre alıyor.
Cihaz üreticileri, kendi cihazlarındaki farklı bileşenlere uygunsürücüleri kodlamakla uğraşıyorlar. Android, kamuya çıkmadan önce çok az donanım kısıtlamasına sahip olduğu için, bazen aynı şirket tarafından çıkarılan, müthiş yüksek sayıda farklı modelde cihaz meydana çıkıyor.